top of page
  • Hafize Efendiler

İÇİNE BAK

Çocukların Sosyal ve Duygusal Becerilerini Desteklemede Resimli Çocuk Kitaplarından Faydalanmak



Etkinliğin Amacı:

  • Kendisinin ve başkalarının duygularının farkında olur.

  • Duygularını ifade edebilme ve yönetebilme becerisi geliştirir.

  • İşbirlikli çalışmaktan keyif alır.

  • Kendisinin de bir bütünün parçası olduğunun farkına varır.


Kullanılan Yöntemler:

  • Beyin fırtınası,

  • Soru-cevap,

  • Dramatizasyon,

  • Takım çalışması,

  • Tasarım yapma

Materyal:

  • Boşluk kitabı yazar: Anna Llenas

  • Duygu kartları

  • Karton ve post-it kağıtlar

  • renkli kağıt, karton

  • makas, kalem, renkli boyalar, yapıştırıcı


Sınıf Düzeyi: 2.sınıf



Bana sorarsanız kitap okumak sıradan bir eylem değildir. Bir kitabı okumaya başlamadan önceki süreç de en az o kitabı okumak kadar mühim bir meseledir. Kitapla tanışmak, bir insanla tanışmaya benzer. Önce göz göze gelir karşılıklı bakışırsınız. Sonra belki el sıkışır gülümsersiniz. O ilk andaki his nasıl sizi bir insanı daha yakından tanımaya yönlendiriyorsa bir kitapla tanışmanız da sizi ona yakınlaştırır ya da tanışıklığınız birkaç sayfayla sınırlı kalır. Kitapta yol aldıkça kendi içinizde de yol alırsınız. Daha önce fark etmediğiniz patikalara dalar bazen kaybolursunuz. İşte bizim yolculuğumuz da böyle başladı. Bu yolda hep içimize baktık, baktık ve fark ettik. Bizi biz yapan, içimizdeki boşluğu nasıl doldurduğumuzdu.


NELER Mİ YAPTIK?

Bir sabah, çocuklar sınıfa girdiklerinde bir kutuyla karşılaştılar. Önce çok önemsemediler, sonra birer birer etrafını sardılar. Bu kutu, daha önce çizdikleri resimlerle kaplanmıştı ve üzerine de küçük bir delik açılmıştı.


Önünde bir de mavi renkli bir zarf duruyordu. Soran bakışlarla bana baktılar ama ben de bu kutudan haberdar değildim ve kimin bıraktığını da bilmiyordum. Bu provakasyonla macera başlamış oldu.




Çocuklar, zarfı bir süre evirip çevirdikten sonra açmaya karar verdiler ve onlardan yapmaları gereken bir dizi görevin burada yazılı olduğunu gördüler. Yapmaları beklenen ilk görev, kutunun üzerindeki delikten bakıp içinde ne olduğunu tahmin etmek ve tahminlerini not kağıtlarına yazıp tahtanın üzerinde bulunan kartonlara yapıştırmaktı. Ayrıca kutunun içinde ne olmasını dilediklerini ve o andaki duygularını da yazdılar.


Kendilerinden yapmaları beklenen bir diğer görev, verilen şifreyi çözerek kutuyu sınıfa koyan kişiyi bulmaktı. Bu görevi yerine getirirken biraz zorlandılar ama oldukça da eğlendiler.



Ardından sıra geldi kutumuza soru sormaya. Bu öyle bir kutuydu ki her soruya cevap verebiliyordu. Ona sormanız yeterliydi. Sorunuzu kimse duymak zorunda değildi. Hatta sorunuzu ona fısıldayabilirdiniz bile. Cevabı duyabilmek için de çok sessiz olmanız gerekirdi. Eğer zor bir soru sorduysanız da biraz beklemeniz.



Bütün görevler tamamlandıktan sonra çocuklar kutuyu büyük bir heyecanla açtılar. Yapılan tahminlerin çoğu doğruydu.



Kutunun içinde bir kitap vardı. Hem de kutudakine benzer şekilde üzerinde boşluk olan bir kitap. Üstelik kitabın adı da “Boşluk” tu. Elbette ki kitabı hemen okumadılar. Önce ona dokunup hissettiler. Kapağını incelediler. Sayfaların arasında hızlıca dolaştılar. Yazarına göz attılar. Onu tanımıyorlardı. Akabinde konusu ile ilgili tahminlerde bulundular.



Bu ön tanışmadan sonra sıra geldi kitabı okumaya. Okuma süresince çocuklar kahramanımız Julia’nın duygularını yorumlarken bir taraftan da kendi duygularını isimlendirmeye çalıştılar.



Bunun hiç de kolay bir iş olmadığını fark ettiler. Bazı duygulara isim bulamadılar. Bu noktada duygu kartlarından faydalandık.



Onlara iyi gelen şeylerin listesini yaptılar, şarkı söyleyerek, resim ve dramatizasyon yaparak farklı duyguları ifade etmeyi deneyimlediler.


Son aşamada çocuklar kitaptaki görsellerden ilham alarak atık kartonlardan farklı objeler yaptılar ve işbirlikli bir çalışmayla kendi rüya köylerini tasarladılar.



Her biri farklı bir nesne tasarlamış olmasına rağmen neticede çok renkli bir rüya köyün ortaya çıkmış olması hem çocukları mutlu etti hem de bir bütün parçası olmanın mutluluğunu onlara yaşattı. Rüya köyümüzü okul panosunda sergiledik ve başka çocukları da rüyamıza ortak ettik.





Velhasıl diyeceğim o ki, okumak sıradan bir eylem değildir. Okumak bir yolculuktur. İçimize ve hep daha derine. Yolculuğumuz daim olsun.

20 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page