• Murat ÇELİK

ERCAN ALTUĞ YILMAZ İLE OYUN ÜZERİNE ÇOK KEYİFLİ BİR SOHBET




Konuğumuz Ercan Altuğ Yılmaz. GamFed Türkiye kurucusu ve oyunlaştırma üzerine kitapları ile tanınıyor. Ercan Hocamız ile bakın neler konuştuk?



1-) Öncelikle blog sayfamız için söyleşi teklifimizi kabul etmeniz nedeniyle çok teşekkür ederiz. Sizi kısaca tanıyarak başlayabilir miyiz?




Eğitimci bir ailenin oyunsever çocuğuyum. Oyun ve oyunlaştırma hep ilgi alanımdaydı. Yıldız Teknik Üniversitesi, Matematik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra eğitim alanında çalışmaya başladım. Bilge Adam ve Turkcell Akademi’de eğitmenlik yaptım. O arada oyunlarla tanıştım, oyunlaştırma ile tanıştım. 2015 yılından beri de Bahçeşehir Üniversitesi, Oyun Tasarımı bölümünde yarı zamanlı bir akademisyenim. Dördüncü kitabım çıktı.

Onlarca eğitim etkinliği düzenledim ve ülkemizi “Gamification Federation (GamFed) olarak bilinen “Dünya Oyunlaştırma Konferansı”nda da topluluk olarak temsil ediyorum.





2-) İlk olarak eğitimde oyunlaştırmadan başlamıştınız. Bir oyun bir öğretmene neler katar?


Öncelikle dikkat toplar. Daha iyi öğretir, daha geç unutturur. Ama bence en önemlisi; hem öğrencilerin canının sıkılmamasını sağlar hem de öğretmenin sınıfta daha eğlenerek bulunmasını sağlar. En önemli katkıları bu diye düşünüyorum. Oyun oynatmayan, oyunlaştırmayan öğretmen kalmayacak.



3-) Oyunlaştırma ile ilgilenenler için yeterli eğitim platformu ve kaynak var mı? Ne önerirsiniz?


Yeterli kaynak yok. Ben de tek kişiyim ve fazla içerik üretemiyorum. Bu anlamda https://www.oyunlastirma.co Türkiye’deki tek blog. Benim kitaplar tek kaynak şu an ama zamanla yeni kaynaklar gelecektir, oyun tasarımı ve oyunlaştırma ile ilgili. Yurt dışında ise var; çok güzel portaller var. İngilizce biliyorsanız kaynak bulmakta zorluk yaşamazsınız. Bilmiyorsanız benim ürettiklerime bakmanızda fayda var. GamFed Türkiye’nin tüm sosyal medya hesaplarını ve oyunlastirma.co’yu takip edebilirsiniz.



4-) Biraz GamFed Turkey ve kitaplarınızın hikayesinden bahseder misiniz?


GamFed, International Gamification Federation; Londra merkezli, dört İngiliz’in kurduğu “Dünya Oyunlaştırma Federasyonu”. Ben 2018 yılından beri Türkiye temsilciliğini yapıyorum. Çok güzel insanlarla, çok güzel işler yapıyoruz. Bunlar etkinlik olabiliyor, webinar olabiliyor, Gamification Europe gibi fiziksel ve çevrim içi webinar ya da konferanslar olabiliyor. Kitap çevirileri gibi konularda çalışıyoruz.


Benim dört kitabım var. İlk kitabım biraz daha akademik bir kitaptı. 2015’te “Herkes İçin Oyunlaştırma”, Abaküs Yayıncılık’tan çıkıp yedi baskı yaptı. Bahçeşehir, Bilgi Üniversitesi, bildiğim kadarıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi gibi yerlerde ders kitabı olarak okutuluyor. İkinci kitabım “İşte Oyunlaştırma”. Biraz daha -şu anda da çalıştığım kurumlarla öyle bir ihtiyaç vardı - kurumlara anlatmaya çalıştığım, küçük - 100 sayfalık – bir kitap. Kurumda; işe alımdan tutun satış - pazarlamaya, eğitimden tutun liderliğe ve geri bildirime kadar işte nasıl oyunlaştırmalar oluyor, onu anlattım. O da Ceres Yayıncılık’tan iki baskı yaptı. Üçüncü kitabım; öğretmenlere özel bir kitap “Oyunların Gücü Adına” isminde. Geçtiğimiz aylarda çıkan - pandemi kitabım benim, biraz farklı disiplinleri araştırmıştım - “Sekizinci Sanat: Oyun”. Bunun içinde, oyunlaştırma küçük bir bölüm ama oyunu biraz daha felsefi ele aldığım; bir eğitim metodolojisi ve iletişim modeli olarak anlattığım kitap Destek Yayınları’ndan çıktı. O da bir iki hafta içinde ikinci baskısını yapacak. Dört kitabımın hikayesi ve hedef kitlesi bu şekilde.


5-) Oyunlaştırma ile ilgili iyi örnekler var mı ve neden başarılı olduklarından bahsedebilir misiniz?


Oyunlaştırma ile ilgili çok iyi örnekler var. Aslında iki dalga diye düşünebiliriz. Birinci dalga 2010’lu yıllarda çıkan, belki sizin yetişemediğiniz, check-in özelliğini bulan Foursquare isimli uygulama. Şimdiki adıyla Swarm. Çok başarılı bir uygulamaydı ve o dönemin en popüler ikinci uygulamasıydı. Birincisi Facebook’tu. Yani şimdiki Tiktok ve İnstagram gibilerdi.


Sonra Dualingo. Hala devam ediyor. 2010’lu yıllarda çıkmasına rağmen, hala bir eğitimi oyun gibi anlatan çok güzel duolingo var. Size zorla bir eğitim yapmıyor, sanki oyun içinde öğretiyormuş gibi, oyun oynatırken size bir şeyler gösteriyor ve öğretiyor.


Üçüncüsü Fitbit, Fitwell tarzı adımlarınızı - günlük 8 bin adım atıp onun karşılığında rozetler alıp seviyeler atladığınız; adım atma oyunları o dönem çıkmıştı, çok popülerleşti. Bunlar bizim için hakikaten; adım atma, eğitim, check-in yapma gibi konular çok değerli. Ama günümüzde; biraz daha oyunlaştırmayı deneyimin içine - yani puan, rozet kavramlarından daha farklı olarak - oyun dinamiklerini biraz daha bu kurgunun içine koymaya, öne çıkarmaya başladı. Yakında daha fazla göreceğiz.


6-) Oyunlaştırma dışında son zamanlarda metaverse ile ilgilendiğinizi görüyoruz. Bu yeni alan bir süre popüler olup ilgi azalır mı yoksa geleceğin dünyası orada mı? Eğitimde bir değişime yol açar mı?


Metaverse platformlarının gücü oyunlaştırma olacak. Metaverse dediğimiz sanal platformlarda çok önemli oyun kurgularına ihtiyaç var. Sadece şu an “al-sat” kurguları ile gidiyor. Bu alan; popüler olup azalacak değil, daha anlamlanacak bir alan. Metaverse ile ilgili herkesin en azından bir avatarı ve bir işe başvuru yaparken bile gerekli olacak küçük bir cüzdanı gerekecek, Metamask isimli. Metaverse, aslında çok hızlı bir trend olduğuna katılıyorum; ama gelecekte ilgi azalmayacak. Blokchain çok önemli bir teknoloji ve web 3.0 aslında. Metaverse web 2.0’dan web 3.0’a geçiyor. Bu trend olacak bir konu değil. Burada doğru kurgulara, sadece al-sat değil, biraz daha karmaşık kurgulara da ihtiyacımız var.








26 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör